Çekicilik adına da yeni açılımlar geliştiriyoruz. ? İşte çekiciliğin yeni ifadesi...
Marie Claire Mart 2009
Aşk defterinde yüzlerce kadının ismi kayıtlı, yaşadığı türlü ilişkiler ve evliliklerle yıllar yılı gündemi işgal eden Mick Jagger, geçtiğimiz günlerde bir TV kanalına çok ilginç açıklamalarda bulunuyordu; "Kadınlarımda beni çeken değişen hava akımları gibi sadece yaydıkları enerji oldu. Hatta ünlü kadınların çoğu zaman bir imajdan ibaret olduğunu fark ettim.
Erkekler için genellikle sex appeal (cinsel çekicilik) ve üslup önemlidir. Bu da çirkinde de olur güzelde de." Jagger'ın yaptığı bu açıklama, bize güzelliğin değil de çekiciliğin değişmez değer olduğu gerçeğini bir kez daha gösteriyor adeta. Orantı ya da kabul gören estetik anlayıştan bağımsız bir kavramın varlığını duyuruyor. Her nasıl tanımlarsanız... İster çekicilik deyin buna, ister cezp etme, isterseniz de şeytan tüyü! Gerçek olan şu ki; merak ve gizemin kesiştiği noktada ortaya çıkıyor. Belki de sırf bu nedenle; 'Çok güzel bir kadın ama tarzım değil' yorumunu yapıyoruz çoğu zaman. Peki nedir söz konusu tarzın altını çizen temalar? Elfin durmak mı (Şıklığın ardında cin gibi bir ele avuca sığmazlık), özel bir kadın olmak mı, cool bir zarafet taşımak mı, bohem bir ruh mu, narinlik mi, yakıcı bir şehvet mi, savunmasızlık mı, yetenekli ve zeki olmak mı, sofistike bir hayal gücü mü, çocuksu ruhunu kaybetmemek mi, komşu kızı kadar doğal olmak mı, agresif, asi ve kavgacı olmak mı? Mick Jagger son noktayı koyuyor; "Bana göre çekicilik merak etmeme neden olacak ve buna değecek bir orijinaliteden ibaret." Efsanevi güzelleri düşünelim! Sophia Loren, Ava Gardner, Jean Sprimpton, Filiz Akın, Türkan Şoray ya da Rita Hayworth... Ne hissediyorsunuz? Asil bir var oluş? Karakter? Hassasiyet? Güç? Hepsi? Çoğu size güzelliğin görünenden çok iletilen bir kavram olduğunu duyuracaktır. Evet; bu kadınları düşündüğümüzde asla kuru bir güzellikten söz edemeyiz, güzellik duygudan yoksun değerlendirilemez çünkü. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze bir mükemmellik 'güzel' tanımı içinde yer alamaz. Başka boyutlar gerektirir, Jagger'ın dile getirdiği gibi... Çekim Kanunları Karl Lagerfeld; "Brigitte Bardot, Marilyn Monroe ya da Amy (Winehouse)... Kendilerinden bekleneni vermedikleri için güzeller. Yıllar yılı Claudia'yı kullandığım için eleştirildim. Çünkü sivri bir yanı, isyankâr bir duruşu yoktu ama bu benim değil, onun sorunuydu" diyor. Lagerfeld aslında farkına varmadan günümüzün çekici kadınlarını da tanımlamış oluyor sözleriyle. Zira isyankârlık ile el ele veren masum görünümlüler dikkatimizi çekiyor artık.
Kate Moss, Lindsay Lohan, Britney Spears gibi... Belki de bu nedenle evlenmeyi reddederek, bir şekilde bağımsızlığını koruyan ve dünya sorunlarına tepkili Angelina Jolie birçoğumuz için Jennifer Aniston'dan daha çekici... Genellikle itici bulunsa da, dudak uçuklatan açıklamaları ve tercihleri ile Carla Bruni Sarkozy de merakımızı uyandırıyor. Aklı karışık, henüz kendini bulamamış ya da öyle görünen Lindsay Lohan da öyle.
Çekiciliği bir tür ağrıya benzetiyor Woody Allen. "Olmadığında bilmiyorsunuz, olduğunda ise tıpkı bir ağrı gibi ona odaklanıyorsunuz" diyor. Mario Testino ise farklı bir bakış açısı ile yaklaşıyor konuya; "Gisele Bündchen'ı ilk keşfettiğimde hiç kimse ilgilenmedi" diyor ve devam ediyor; "Belini fazla dar, burnunu iri, gözlerini küçük, göğüslerini ise büyük buldular. Gisele sahipsiz bir çocuk gibi ortadaydı. Ancak bir yıl sonra herkes ondan bahsediyordu. Bir anda güzellik ikonuna dönüşmüştü. Artık şunu anlamalıyız. Güzellik bir histir. Sadece onu iyi giyenler çekici olabilirler." Yerinde bir tespit! Testino; güzelliğin tıpkı bir giysi gibi giyildiğini ve algılar ile direkt ilintili olduğunu iddia ediyor. Buna karşı çıkmak mümkün mü?
Birçok kişi şu ya da bu şekilde 'hayır' cevabını verecektir. Güzellik toplumların ortak bilinci ile de bağlantılı ne de olsa. Bazılarına itici gelen, birçokları için 'çekici' kabul edilebiliyor çünkü. Tıpkı Gisele Bündchen örneğinde olduğu gibi... Kate Moss fenomeni için de aynısı söylenebilir. Meslektaşlarından on santim kısa, ayrı ayrı bakıldığında kusurları olan Moss genele vurulduğunda çağın ilham perisi olduğunu kanıtlarcasına manyetik bir çekim alanına sahip. Güzel tanımı içinde yer alabilir mi tartışılır fakat bir döneme damgasını vuracak kadar çekici olduğu bir gerçek. "Kate sevimli değildir, kimse de ondan sevimli olmasını beklemez. Başka biri olmaya da çalışmaz. En kötü hali ile bile çıksa bir dalgalanma yaratır" diyor Testino ve ekliyor; "İfadesizlik çekiciliğin düşmanıdır." Estetik yaşının 15'e düştüğü, anoreksia gibi hastalıkların giderek arttığı günümüzde belki de güzelliğin zamanla oturan ve öğrenilen bir kavram olduğunu da hesaba katmamız gerekiyor. Tıpkı zamanında sarışın, seksi kadın imajından kopamayan Sharon Stone'un olgunluk döneminde 'çok daha çekici ve gerçek' kabul edilmesi gibi. Bir de Angelina Jolie'ye kulak verelim şimdi; "Estetik cerrahlara giderek, beni bir rol model olarak gösterdiklerini duyduğumda çok üzülüyorum. Estetik ameliyatlara karşı olduğumdan değil, bu yaklaşımı sağlıksız gördüğümden... Ben sadece kendine benzeyen insanları çekici buluyorum. Yara izlerini, karakteristik burunları, enteresan yüz hatlarını sevdiğim gibi. Dahası güzelliğin zamanla oturduğunu düşünüyorum." Verilen mesaj açık; bir başkasına benzeyerek güzel olmak ve kimliğini kaybetmektense, kendiniz gibi olup eksileri artıya çevirmek çok daha çekici ve özgün! Atipik Güzellik Anlayışı 'Hiçbir şeyim yoksa güzelliğim var' söylemi artık kabuk değiştirmeye başlıyor. Onu bir el çantası gibi taşımak mümkün olmadığı gibi, size âşık olunması için de yeterli değil. Tanıdığımız ve güzel bulduğumuz ünlü kadınların, kendileriyle kıyas dahi kabul edilmeyecek diğer kadınlar için terk edilişi ya da aldatılışı da bunu açıklıyor. O halde; daha başka olgular gerekiyor bizlere. Dahası kadın; güzel olmak için sarf ettiği onca çabaya rağmen bundan zevk alan taraf da olamıyor ne yazık ki. Peki zevk almadığı bu olguya neden çılgınca hizmet ediyor?
Harvard Üniversitesi ve London School of Economics akademisyenleri ise kadınların güzel olmaktan çok güzellik illüzyonu yaratmayı sevdiklerini belirtiyorlar. Bu da son günlerde ortaya çıkan 'atipik güzellik' anlayışının neden bu kadar rağbet gördüğünü de ortaya koyuyor. Saçlarını kısacıp kestirip platin rengine boyatan Ayness Deyn ve yeni it girl'lerden Pixie Geldof, giyim tarzı ile hırpanileşen Kate Holmes ya da özensizlik sendromundan mustarip diğer ünlü yıldızlar Grace Kelly, Elizabeth Taylor ya da Katherine Hepburn gibi klasik güzellerin aksi istikametinde yol alıyorlar. Bildik, tanıdık güzellik anlayışını yerle bir eden bu akım, modern zamanların ruhunu da ortaya koyuyor. "Kadınlar güzel olmanın onları daha klas, daha dikkat çekici ya da farklı kılmadığının farkına vardılar. Bu konudaki başarısızlıklarını gördüler. Bu nedenle büyük değişimleri göze alıyorlar.Saçları kirpi gibi kısacık kestirmek ya da umursamaz bir şekilde makyajsız dolaşmak bir artı olarak algılanıyor artık" diyor ünlü make-up artist Pat McGrath. Bu değişim belki geçmişte bir kusur olarak görülen Jennifer Lopez tarzı kalçaların zirve yapışıyla ya da Lindsay Lohan'ın çilli bedeni ile sayfalarca görüntülenmesinden sonra yaşanmaya başlandı. Net bir tarih olmasa da, modern kadın geçmişte kusur olarak nitelendirilen yanlarını inatla bir artıya çevirmekte ısrarcıydı. Değişen bir olgu daha vardı güzellik adına. Bunu da Jacqueline Bisset özetliyor; "Kadın hayatını ağırlıklı olarak üretmek üzerine kurmalı. Bazen insan meşgulken güzeldir çünkü o bir artı katar.
Güzellik sadece işin cilasıdır. Ayrıca güzellik yoktur, hoş bulunmak vardır." Bir kamu kuruluşunda görevli olan Kaan Dinç, konu hakkında yaptığımız söyleşide bu durumu erkek bakış açısıyla özetliyor bize; "Upuzun bacaklar, dik göğüsler, orantılı bir yüz, belki ilk bakışta cinsel açıdan etkiler beni ama özene bezene giyinmiş kadınlar gördüğümde keşfedilecek başka bir şey kalmamış gibi geliyor. O zaman kendi beğenime, kendi çıkarımlarıma has başka şeyler bulmama gerek kalmıyor, oysa ben kalsın istiyorum. Orantıları mükemmel kadınlar yerine birkaç kusur arar oluyorum. İstiyorum ki karşımdaki kadını kendim yorumlayayım." İlginç ve isabetli bir yaklaşım! Bir benzerini yıllar önce Serge Gainsbourg esprili bir şekilde dile getirmemiş miydi zaten? "Çirkinlik güzelliğe oranla üstündür. Çünkü daha uzun sürer!" Kabul etmeliyiz ki; bütünlükteki orantı yüz ve vücut simetrisindeki orandan çok daha önemli.
İç güzelliğe duyulan estetik haz ile fiziksel yönden duyulan estetik hazzın arasındaki fark, ilkinin karşıdaki kişiden farklı biri olduğunu duyurması değil midir zaten? ABD, Suudi Arabistan, İngiltere ve Çin dâhil on ülkede 3000 kadınla yapılan bir araştırmaya göre kadınların en büyük sorunu özgüven eksikliği olarak belirtilmiş... Bu da gösteriyor ki, karşılaştırmalara gitmek yerine kendimizi keşfetmeliyiz. Görünen o ki, modern kadın artık güzel değil fakat çekici olmayı istiyor. Sadece bunun yeterince farkında değil!